İnsan şaşırtıcı bir şekilde ve belki de sadece ayrılırken fark ediyor ki bu dışarıdaki insanlar da ilişkiye bir anlamda yatırım yapmış ya da bel bağlamışlar. Ayrılık lafı açıldığı an suratlarında bir titreme beliriyor, bir inanamazlık, bir hayal kırıklığı. Şaka zannedenler, abarttığınızı düşünenler, muhakkak bir umut olduğuna inananlar... Dondurması külaha iyi oturtulmadığı için yere düşüveren çocukların masum ama içli isyanı gibi.
Bir sürü insanın şakayla karışık tepkisi, "ilişkilere dair hayallerimi yıktınız!" ya da "siz yürütemediyseniz bu dünyada kimse bunu yapamaz!" oluyor.
Belki de aslında mesele birilerinin seni durmadan olmadığın bir yerlere, bulutların üstüne, bir kartposaldaki mükemmel kalp şeklinin içine, evin en nadide köşesindeki çerçeveye, oturtması ve senin o ideal çift safsatasından delicesine bunalmış olman. Belki herkes kadar biz de bir müddet sürünmek, cıkcıklanmak, eleştirilmek istiyoruzdur...