devinim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devinim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Nisan 5

Tyranny of a fixed milieu...


"The truth is, we don't want things at all," he replied. "The thought of a house and furniture of my own is hateful to me."
This startled her for a moment. Then she replied:
"So it is to me. But one must live somewhere."
"Not somewhere--anywhere," he said. "One should just live anywhere--not have a definite place. As soon as you get a room, and it is complete, you want to run from it. Now my rooms at the Mill are quite complete, I want them at the bottom of the sea. It is a horrible tyranny of a fixed milieu, where each piece of furniture is a commandment-stone."

Perşembe, Nisan 2

First there was chaos...

[Sam Javanrouh]

İnsanı hayatta yıkıcılığa götüren biraz da hiç vazgeçemediğimiz kaos hissi mi acaba? Bir yandan her şeyi yerli yerine oturtmak istiyoruz, diğer yandan kervan yolda düzülür misali hep devinmeyi özlüyoruz.
Ev aramak zevkli, bulmak, içine eşyalar almak, yıllarca sağını solunu değiştirmek zevkli, ama ya epeyce oturmuş yerleşmiş bir evde oturmak? İskambil kağıtlarından bir kale yapmak eğlenceli ama neticede onu öylecene bırakmıyoruz, yıkıp yenisini yapıyoruz...
Bu açıdan düzenini kurmuş olma hissi de bizi dizginlerimizden boşalmaya itiyor olabilir. Hep o başlangıçta kaos vardı noktasına geri sarmaya çalışıyoruz. Düğümler çözüldükçe dolansın, görüntüler netleştikçe flulaşsın istiyoruz belki de...
Arkadaşım Z. bu laflarımı pek anlamlı bulmadı. "Yaşadığımız dünyada hayatta milyon türlü kaos var, illa kendi ilişkinize eziyet etmeniz şart mı?" dedi. O da haklı, her şeyi olduğundan komplike hale getiren belki de biziz, bizim tercihimiz...